| Yazan: İrfan Dönmez,
Tarih: 31-08-2007 09:53
|
Okunma Sayısı : 25197  |
Beğenilme : 55 |
Yayınlama yeri : Arastirmalarim, Bilimsel |
Marker belirteç,gösterge,işaretleyici anlamlarında kullanılabilir.Öztürkçeleşmiş bir karşılığını bulamadığım için marker olarak yazmayı tercih ettim.
Tümör Markerları(TM) serum,idrar,meme başı akıntısı veya bazı kanserli
hastaların dokularında saptanabilen maddelerdir.Tümör markerları kanser
hücrelerinden üretilebildiği gibi kansere bir yanıt olarak vücut
tarafından da üretilebilir.Son 10 yılda prognostik ve prediktif olarak
kullanılabilecek çok sayıda doku tümör markerları ortaya
çıkarılmıştır.Bazı TM bir tip kanser için spesifik olabildiği gibi
bazıları birkaç kanser tipinde ortaya çıkagelmektedir.Bir çok TM’ı
kanserde ortaya çıkabildiği gibi selim durumlarda da ortaya
çıkabilmektedir.Sonuç olarak tümör markerlarının kanser için
diyagnostik(Tanı Koydurucu) olmadıklarını söyleyebiliriz.Bilindiği gibi
kanser tanısı ancak dokuların histopatolojik incelemesi sonucu
konabilmektedir.Bunun yanı sıra TM ları şu amaçlarla
kullanılabilirler:Tarama,tanıya yardımcı olma,evreleme,prognoz
belirleme,tedavi planlama,tedaviyi monitorize etme ve nüksleri saptama.
İdeal bir tümör marker’ında hangi özellikler bulunmalıdır?
1-Spesifik olmalıdır.
2-Yalancı negatiflik oranı düşük ve özgünlüğü yüksek olmalıdır.
3-Küçük boyutlu tümörlerde dahi pozitif sonuç vermeli,ölçülen düzeyi tümör büyüklüğü ile paralellik göstermelidir.
4-Maliyeti düşük olmalıdır.
Bugün için TM larının bir çoğu tanı amacıyla değil de sadece tedavinin
etkinliğinin kontrolü ve tedavi sonucu nükslerin takibi için
kullanılabilmektedir.Çünkü TM’ larının sensitivite ve spesifiteleri
düşüktür.Ayrıca bir çok selim hastalıklarda da değerler
yükselebilmektedir.Bu nedenle muayene ve diğer tetkik yöntemleri ile
çok büyük bir olasılıkla kanser olduğundan şüphelenilen vakalar hariç
olmak üzere kanser tanısı ve kanser taraması için TM larının tetkik
olarak istenmesi doğru değildir.Histopatolojik olarak kanser tanısı
konmuş ve tedavi planı yapılmış bir kanserli olguda tedaviye başlamadan
önce uygun olan TM ları araştırılabilir.Tedavi öncesi elde edilecek
değerler tedavi sonrasında tedavinin etkinliğini ve ortaya çıkabilecek
nükslerin ortaya konmasında bir referans değer olarak kayıtlarda
saklanabilir.Maalesef gözlemlerimize göre bugün birçok hekim TM larını
amaç dışı kullanmakta ve bir tarama aracı olarak veya tanı aracı olarak
kullanma eğilimindedirler.Bu durum birçok klinik probleme yol açarken
,sağlığa ayrılan kaynakların israfına da neden olmaktadır.
Bugünkü bilgilerimize göre TM ları hakkında en azından şunları mutlak göz önüne almalıyız.
Bazı durumlar hariç;
1-TM larını tarama ve tanı amaçlı olarak kullanmamalıyız.
2-TM larının kanser olmayan olgularda selim hastalıklarda da yükselebileceğini hatırda tutmalıyız.
3-TM larının bir çoğunun tek bir kansere özgün olmadığını,birkaç çeşit kanserde yükselebileceğini unutmamalıyız.
4- Hastada kanser olsa dahi sonuçların normal çıkabileceğini akıldan çıkarmamalıyız.
En çok kullanılan ve hastanemizde de tayinleri yapılabilen TM larını tek tek incelemeye çalışalım.
Prostat Spesifik Antijen(PSA):Prostat epitelinden
üretilen en iyi bilinen, potansiyel yararı yüksek olan yegane TM
ıdır.Prostatit ve bening prostat hipertrofisinde(BPH) de serum seviyesi
yükselebileceği gibi esas olarak prostat kanserinde yükselir.Prostat
kanserinin tarama,tanı ve tedavi etkinliğinin belirlenmesi ve nükslerin
takibinde kullanılabilir.50 yaşını geçen erkeklerde iki yılda bir PSA
tayinlerinin yapılması tavsiye edilmekte olup, her prostat kanserinde
değerin yüksek bulunmayabileceği hatırda tutulmalıdır.
Karsinoembriyojenik Antijen(CEA):Bir glikoprotein olup
embriyonik endodermal epitelde bulunur.Peptik
ulkus,divertikülit,bronşit,karaciğer apsesi,alkolik siroz gibi kanser
dışı hastalıklarda seviye yüksek çıkabildiği gibi yaşlılar ve sigara
içenlerde de değerler yüksek bulunabilir.CEA temelde kolorektal
kanserlerde yükselebilir.Kolorektal kanser taramasında önerilmez.Ancak
histopatolojik olarak kanser tanısı konmuş hastalarda tedavi öncesi
değer tespiti yapılmalıdır.Preoperatif değerinin yüksek olması kötü
prognoz gösterir.Postoperatif nüks saptanmasında CEA tayinleri
önemlidir.Bu amaçla ameliyat sonu dönemde evre 2 ve 3 teki hastalarda 3
yıl süre ile 2-3 ayda bir CEA tayini yapılması önerilmektedir.Ameliyatı
takiben kısa dönemde değer düşmektedir.Bu yolla tedavinin etkinliği
kontrol edilebilir.Post-op normale dönen değer yükselmeye başlarsa nüks
geliştiğine hükmedebiliriz.Kolorektal kanserden başka
meme,akciğer,tiroid,pankreas,mesane,over,prostat,karaciğer ve pankreas
kanserlerinde de CEA artabilir.
Alfafetoprotein(AFP):Gelişmekte olan fetusta üretilen bir
glikoproteindir.Serum değeri doğumu takiben kısa sürede normal sağlıklı
bireylerdeki düzeye iner.AFP siroz,karaciğer nekrozu,kronik aktif
hepatit,ataxia-telenjiektazi,wiskott-aldrich sendromu gibi kanser dışı
olgularda da yüksek bulunabilir.Primer karaciğer kanseri,over veya
testisin germ-cell tümörlerinde yüksek bulunabilir.Nadiren mide
kanserlerinde de değeri yükselir.AFP hepatosellüler kanser riski yüksek
toplumlarda tarama testi olarak kullanılabilmektedir.Mevcut konsensusa
göre hepatit B taşıyıcılarında veya etyolojisi ne olursa olsun siroz
hastalarında yılda iki kez AFP tayini yapılmalıdır.AFP nin karaciğer
kanserinin erken tanısında etkinliğinin sınırlı olduğunu
unutmamalıyız.Görüntüleme teknolojisindeki ilerlemeler sonucunda
karaciğer kanseri tanısı konmuş hastaların büyük çoğunluğu seronegatif
bulunmuştur.
Kanser Antijen 15-3(CA 15-3):Bir glikoprotein olup meme
kanseri TM ıdır.Meme kanseri evresi arttıkça serum düzeyi artma eğilimi
gösterir.Bazı endometrial kanserlerde de yüksek bulunabilir.Endometrial
kanserde hem CA 15-3 hem de CA 125 birlikte yüksek ise prognozun kötü
olduğuna işaret eder.Evre I deki meme kanserli hastaların %9’unda ,Evre
II deki hastaların % 19’unda değeri yükselebildiği için tarama testi
olarak kullanılması önerilmemektedir.Kronik
hepatit,tbc,sarkoidoz,,PID,endometrioz,SLE,gebelik,laktasyon da değeri
yüksek çıkabildiği gibi akciğer,over,GİS kanserlerinde de
yükselebileceği akılda tutulmalıdır.Metastatik kanserde CA 15-3 ün
sensitivitesi daha yüksektir(%54-87),spesifitesi ise %96 dır.Bu
nedenden dolayı ileri evre meme kanserinde nükslerin takibinde
kullanılmaya başlanmıştır.Bunun yanında CA 15-3 takiplerinin sağ kalım
üzerine bir etkisi bulunmamıştır.CA 15-3 tanı testi olarak kullanılmaz.
Kanser Antijen 125(CA 125):Glikoprotein olan bu marker
over kanserinde değerlidir.Ca 125 antijeni fetusta kelomik epitel
türevlerinde bulunur.Nonmüsinöz epitelden kaynaklanan over tümörlerinde
yüksek bulunabilir.Serum düzeyleri tümör kitlesinin büyüklüğü ile
paralellik gösterir.Kanser ilerlemişse hastaların %90 ından fazlasında
serum değeri 30U/ml den daha yüksektir. Hastalık overe sınırlı
olduğunda CA 125 düzeyleri sıklıkla yüksek çıktığından tarama testi
olarak kullanılmaktadır.Ancak buradaki problem over kanseri olmayan
birçok kadında da değerlerin yüksek çıkabilmesidir.CA 125
endometrioziste,akciğer kanserinde ya da geçmişinde kanser hikayesi
bulunan hastalarda da yüksek bulunabilir.Meme kanserine bağlı olarak
gelişen malign pleural effüzyonu olan hastalarda CA 125 düzeyi yüksek
bulunur.Nonpulmoner metastatik hastalıkta ise CA 125 nadiren yüksek
bulunur.
Kanser Antijen 19-9(CA 19-9):Bu marker ilk önce
kolorektal kanser tespitinde kullanılmışsa da pankreatik kanserde
özgünlüğü daha fazladır.Şu anda pankreas kanseri için en uygun TM
olarak kabul edilmektedir.Erken evre pankreas kanserlerinin tanısında
yardımcı olmasa da ilerlemiş tümörlerde tedavi edilmekte olan
hastaların takibinde kullanılabilir.Yeni tanı konmuş bir hastada CA
19-9 yüksek bulunursa hastalığın ilerlemiş olduğu söylenebilir.Bazı
safra yolu tümörlerinde de düzeyi yükselebilir.Kolorektal tümörlerde CA
19-9 dan ziyade CEA tayini tercih edilmelidir.
Kalsitonin:Kalsitonin tiroidin parafolliküler
hücrelerinden(C hücreleri)salgılanır,kalsiyum düzeylerinin
regülasyonunda görev alır.Tiroid medüller kanserinde düzeyi
yükselir.Erken tanı koymamıza yardımcı olan nadir TM larınden
birisidir.Diğer kanserler özellikle akciğer kanserinde de kalsitonin
yükselebilir ancak diğer kanserlerde herhangi bir sebeple kullanılmaz.
Thyroglobulin:Tiroid bezi tarafından üretilir ve birçok
tiroid hastalığında düzeyi yükselebilir.Mamafi tüm bezin çıkarılmış
olduğu tiroid kanseri tedavisini takiben şayet thyroglobulin düzeyi 10
ng/ml den fazla yükselirse nüks düşünülür.Thyroglobulin düzeyleri
metastatik tiroid kanseri tedavilerinin takibinde de kullanılabilir.
Ferritin:Ferritin bir depo protein olup,serum seviyesi
total vücut demir deposunun göstergesidir.Serum ferritin düzeyleri
nonspesifik olup lenfoma,lösemi,kolorektal kanser,meme,pankreas ve
akciğer kanserinde seviyesi yükselebilir.Hepatomada güvenilir bir serum
markerıdır.AFP düzeyi normal olan hepatomalı hastaların ferritin
düzeyinin anlamlı olarak yükseldiği saptanabilir.
Human Koriyonik Gonadotropin Hormon(HCG):Glikoprotein
yapısında plasental bir hormondur ve gestasyonel trofoblastik
neoplasmlar ve nonseminamatöz testiküler kanserde tümör markerı olarak
faydalıdır.Testiküler kanser nükslerinin tanı ve tedavisinde
yararlıdır.
Son Güncelleme : 31-08-2007 13:53
|
slm dostum
Yazan:: tufan (Kayıtlı) Tarih: 22-01-2009 11:54